15 Haziran 2015 Pazartesi

Hukuk Fakültelerinin Cinsiyeti Üzerine - D. Çiğdem Sever




Hukuk Fakültelerinin Cinsiyeti Üzerine


D. Çiğdem Sever*



Türkiye’de cinsiyet ve hukuk dediğimizde aklımıza ilk gelen, cinsiyetçi mahkeme kararlarıdır. Bu tür dersleri verenler bilirler; Türkiye’de bu konuda her hafta yeni bir malzemeyle tartışma açmak mümkündür. Ama mahkemelerin bu cinsiyetçi ya da cinsiyet-duyarsız yaklaşımlarına odaklanmadan önce çuvaldızı batırmamız gereken esas yer akademi ve özelde hukuk fakülteleridir. Çünkü hukuk fakülteleri cinsiyet duyarlı ve eşitlikçi bir bakış açısı farkındalığı yaratmamakla kalmayıp bu tür mahkeme kararlarının verilebilmesine yol açan zihniyetin taşıyıcısı olma rolüne de sahipler.

14 Haziran 2015 Pazar

Hapishanenin Doğuşu ve Gözetlemenin Meşrûlaşması - Özge.


HAPİSHANENİN DOĞUŞU VE GÖZETLEMENİN MEŞRÛLAŞMASI

Özge.

Bu çalışmada Foucault’nun Hapishanenin Doğuşu eseri incelenmiş ve bazı kavramlar tarihsel dönemlere göre mercek altına alınmıştır. Suçun, suçlunun, cezalandırmanın ve bunun kurumsal biçimlerinin toplumsal ve sosyal işlevinin nihayetinde toplumsal amaçlarının ve sonuçlarının irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu kavramlar ve olgular iki döneme ayrılarak incelenmiş ve ana hatlarıyla bir özetinin yapılması amaçlanmıştır. Bu inceleme ve tespitlerin yalnız Fransa ölçeğinde geçerli olduğu unutulmamalıdır.

11 Haziran 2015 Perşembe

AKP'nin Kadına Yönelik Söylem ve Politikaları: Neo-Liberalizm, Ilımlı İslam ve Kadın - Ülker Yükselbaba





AKP’NİN KADINA YÖNELİK SÖYLEM VE POLİTİKALARI: 



NEO-LİBERALİZM, ILIMLI İSLAM VE KADIN*





Ülker Yükselbaba



I. Giriş: Kadın ve Kadının Kamusal Alandaki Yeri

Birçok ülke günümüzde cinsiyet ayrımcılığını önlemek ve kadının toplumsal statüsünü yükseltmek için hukuk alanında kadın haklarını koruyucu yeni düzenlemeler yapmakta ve kadın-erkek ayrımcılığına yol açan her türlü toplumsal faktörleri çeşitli düzeylerde ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.

1 Haziran 2015 Pazartesi

Kabataş Olayında Çin Krizi: Kadının Beyanı Esastır İlkesi - Zeynep Koçak Yılmaz - Eda Aslı Şeran





KABATAŞ OLAYINDA ÇİN KRİZİ: KADININ BEYANI ESASTIR İLKESİ*



Zeynep Koçak Yılmaz, Eda Aslı Şeran 


Gezi Direnişi sırasında Zehra Develioğlu’na yapıldığı söylenen saldırının yalan olabileceğiyle ilgili bir takım kanıtların[1] ortaya çıkması, “Kadının beyanı esastır” ilkesini kamusal tartışmaya açtı. Balçiçek Pamir, bu ilkeye dayanarak hareket ettiğini söylerken[2] Zehra Develioğlu'nun avukatı soruşturmanın devam ettiğine dikkat çekti.[3] Develioğlu ise "bunu kimseye ispat etmek durumda değilim" diyerek olay konusundaki son gelişmelerin kendini daha çok yıprattığını ifade etti.[4] Bütün bu gelişmeler, olayın yalan bir haber olduğuna bir çırpıda inanıveren ve kendisini kadının beyanını esas almak suretiyle kandırılmış, yanıltılmış, gururuyla oynanmış hisseden bir grup tarafındansa, yalan söylenmişliğin acısını çıkartmak için neredeyse ilkeyi çöpe atmaya iten bir karşı reflekse dönüştü.