15 Mart 2014 Cumartesi

"Hukuk Adaletsizliktir" - Hüseyin Civan


“HUKUK ADALETSİZLİKTİR”*


Hüseyin Civan





Hukuk ve adalet kavramlarının bu kadar iç içe geçtiği bir zamanda, artık birbirlerinin yerine kullanılan bu kavramlar, belki çoğumuzda bu ikisinin aynı olduğu hissini yaratıyor. İki kavramın birbirlerini ikâme edecek şekilde kullanılıyor olması, devletin her saldırısının adaletli olacağı yanılsamasını yaratıyor. Bu yanılsama tabiî ki, saldırılarını meşrûlaştıran devlet açısından kullanışlı bir durum.

Bir Hukuki Kavram Olarak "Devrim" - Henry Levy Bruhl


BİR HUKUKİ KAVRAM OLARAK “DEVRİM”*


Henry Levy-Bruhl


Çev. Server Tanilli
Hukukçu, mesleği icabı, muhafazakârdır. Hareketsiz bir dünyada yaşar. Her kıpırdanış ürkütür onu, “sınırları değiştirdiği”nden değil, - ister istemez - hakları ihlâl ettiği için.. Hukukçu, kendine şiar olarak şunu alsa pekâlâ yeridir: “Quieta non movere”. Onun beğendiği dünya görüşü, değişmeyen ve mekanize bir dünyanın görüşüdür.

1 Mart 2014 Cumartesi

Hukuk, Politika, Marksizm: Hukuk Üzerine Teorik Bir Çalışma İçin Ayrım Halkaları - Vedat Aytaç



Hukuk, Politika, Marksizm: Hukuk Üzerine Teorik Bir Çalışma İçin Ayrım Halkaları*

Vedat Aytaç


Hukuku ve toplumu, bilme’nin konusu yapmayı düşünen bir çalışma, önce bir ‘bilgi teorisi’nin felsefe nesneleri ile karşılaşır: Özne, nesne, özgürlük, irade, birey vb. Bunlar “egemen burjuva klasik felsefesinin temel taşlarıdır” ve bu alan, Althusser’in deyimiyle, başka bir bilim felsefesine (epistemoloji) sahip olması gereken Marksistler için başa çıkılması gereken tuzaklarla doludur. Ete kemiğe bürünmüş bir fani olan Marksizmin kurucusunun da, hiç değilse başlangıçta (Bazı Marksistlere göre daha sonra da) söz konusu felsefe nesneleri ile uğraştığı biliniyor ama, onu Marksizmin kurucusu yapan şey, sözünü edeceğimiz tarih felsefelerinden kopuşu sağlayan şeydir: Epistemolojik Kopuş.

Çağdaş Marksizmde Adalet Tartışmaları - Ferda Keskin


ÇAĞDAŞ MARKSİZMDE ADALET TARTIŞMALARI**

Ferda Keskin*
Marx'ın eserlerinin kapitalizmin bugüne kadar geliştirilmiş en gelişkin ve radikal eleştirisini içerdiği konusunda hiçbir kuşku yok. Ama bu eleştirinin adalet temelli olup olmadığı uzun sürmüş bir tartışmaya yol açan tartışmalı bir konu. Bu soru üzerinde yoğunlaşan mevcut makale, ilk olarak Marx'ın kapitalizmi adaletsiz bulmadığı ama onu başka nedenlerle mahkûm ettiği iddiasını ayrıntıyla ele alıyor. Ardından, karşı görüşün üç ayrı versiyonu tartışılıp içerdikleri sorunlar gösteriliyor: Marx'ın kapitalizmi kapitalist adalet standartlarına göre adaletsiz bulduğu iddiası, Marx'ın kapitalizmi postkapitapitalist ama göreceli bir adalet anlayışına uygun olarak adaletsiz bulduğu iddiası ve son olarak Marx'ın kapitalizmi tarihaşırı bir adalet anlayışına göre adaletsiz bulduğu iddiası. Makalenin sonunda bu iddiaların, Marx'ın kapitalizm eleştirisinde adalet kavramına yer olmadığı iddiasına karşı ciddi bir alternatif oluşturmadığı sonucundan hareket edilerek Marx'ın kapitalizm eleştirisinin en iyi Marx'ın kapitalist işbölümü ile bu işbölümünün içerdiği sorunlara itirazı üzerinden anlaşılabileceği öne sürülüyor.